Tuna Boyları Dergisi

İletişim
İnceleme
200 Yıldır Kanayan Yara: Batı Trakya
Bugün batı Trakya dediğimiz bölge Yunanistan Bulgaristan Makedonya topraklarında kalan geniş bir bölgeyi kapsamaktadır. En mümbit topraklar elden çıkmıştır. Bugün bu yörelerde yaşayan ve kahramanca direnen bu soydaşlarımıza her türlü yardım yapılmalıdır.

Emekli Kurmay Albay Orhan Sönmez

Osmanlı Devleti’nin kesin duraklaması 1699 tarihli Karlofça Muahedesiyle belgeleştirilmiş sayılır. 18’izinci yüzyıl Osmanlı Devleti için bir bocalama devridir. Fakat Osmanlı’yı teşkil eden milletler ve bölgeler arasında milli ruhun uyanışı ve milli mücadelenin şuurlu hareketler haline gelişi asıl 19. ve 20. yüzyıllardadır. Bu gelişmede 1789 Fransız İhtilali’nin Avrupa’ya yaydığı hürriyet fikirleriyle, perde arkasında çalışan ve Osmanlı Devleti’nin çöküşünde topraklarının paylaşılmasında menfaatleri olan ve kendileri de bir çok milletleri esaretleri altında tuttukları halde Türkiye’de etnik özgürlük hareketlerini destekleyen devletlerin yani İngiltere, Fransa, Rusya ve ABD’nin tesirleri büyüktür.

Hareket önce Avrupa Türkiye’sinde başladı. İlk önce 1804’te Sırplar isyan ettiler. İsyan 8 yıl sürdü ve 1812 Bükreş Muahedesi’yle Sırplara fiilen kendi kendilerini idare hakkı tanındı. Bu istiklal 1878 yılına kadar çeşitli safhalardan geçerek tamamlandı

Hazırlık kökleri çok daha evvellere giden Mora ve Rum isyanı 1810’da fiili ayaklanma halini alarak 1829’da Yunanistan’ın teşekkülü yani istiklali ile sona erdi: 1829 tarihli Edirne Muahedesi.

Bulgarlar da bağımsızlık peşinde

 Sonra sıra Bulgarlara geldi. 1764-1856 arasında Ruslar, Ortodoksları korumak politikası altında tahriklere başladılar. Zaten 1850’den itibaren Slav birliği ‘Panslavizm’ bayrağı altında Türk düşmanlığı propagandası kuvvetlendirilmiştir.1866’da Slav birliğinin birincisi ve 1867’de ikinci kongresi Rusya’da yapıldı. 1870’de Osmanlı Devleti müstakil bir Bulgar kilisesinin teşekkülünü tanıdı. Nihayet 1877-1878 Osmanlı – Rus harbinden sonra kuzey Bulgaristan’da Bulgar Prensliği şeklinde fiilen Bulgar devleti kuruldu. Güney Bulgaristan da maskeli bir şekilde bu prensliğe terk edilmişti.1881’de istiklalini ilan etti. Bu tarihlerde Bosna ve Hersek ise isyanlarla çalkalanıyordu.
1897 Türk – Yunan Savaşı’nda Türkler Yunanlıları ezici bir güçle yenmelerine rağmen büyük devletlerin araya girmesi ile Yunanlılar lehine sonuçlandı.
Balkan devletleriyle Osmanlı hükümetinin münasebetleri 1912’den itibaren gittikçe kötüye gidiyordu. Nihayet 9 Ekim 1912’de Balkan devletlerinin en küçüğü olan Karadağ Osmanlıya harp ilan etti. Karadağ’ı diğer Balkan devletleri takip etti.
Nihayet 1. Dünya Savaşı patlak verdi. Bu savaşın sonunda Osmanlı Devleti dağıldı,  yerine İstiklal Savaşı’nı kazanan ve tüm mazlum milletlere örnek olan genç Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

Savaşla gelen göç

1940-1945 yılları arasındaki İkinci Dünya Savaşı’na Türkiye girmedi ama Balkanlar savaş esnasında çok acı çekti. Özellikle Balkanlarda bilhassa Batı Trakya’da kalan Türkler göçe zorlandı. Çeteler katliamlara girişti ve baskılara dayanılır gibi değildi. Bu göçler 1950’lerden sonra da devam etti. Son göç 1989 yılında Bulgaristan’da Türk milletine uygulanan zulümler neticesinde meydana geldi. Nihayetinde Yugoslavya’nın dağılması ile Bosna – Hersek’te yaşayan Müslümanlar ‘soykırım’ ile karşı karşıya kaldı. Balkanlarda sistemli bir biçimde Müslüman azınlığa uygulanan modern baskı yöntemleri devam etmekte, soydaşlarımız zulüm ve baskılara maruz kalmaktadırlar.

Devamı Derginiz Tuna Boyları Rumeli'nin 34. sayfasında...

» Soykırıma Uğradı, Dünya Sessiz Kaldı